2014-05-22 00:56:00

EY NEFSIM! ! ! sana yazıklar olsun… Allah(c.c.)! ın yarattıgı sudan içersin,havasından solursun onun nimetlerinden yersin bütün bunlara ragmen ona isyanetmekten çekinmezsin, EY NEFSİM! ! ! sana yazıklar olsun…günah işlemek için azmersin utanmazsın elinden geleni yaparsın ama tevbe etmek için aynı azmi göstermezsın..günahında ısrar edip tevbede beklemeye kalkarsın, EY NEFSİM! ! ! sana yazıklar olsun…akşama kadar boş booş konuşursun ne sen islamı anlatırsın ne de anlatanı dinlersin bir de utanmadan anlatan insanları önemsemezsin, EY NEFSİM! ! ! sana yazıklar olsun…herşeyi bildigini sanarsın ama hiç bir şey bilmedigini anlamazsın,ilim ögrenmek istersin ama hafızanı boş şeylerle oldururursun ilime yer bırakmazsın, EY NEFSİM! ! ! sana yazıklar olsun…bilmezmisinki sana soracaklar gençligini nerde harcadın? neler yaptın? ömrünü nerde geçirdin? ne cevap vereceksin? ? ? EY NEFSİM! ! ! sana yazıklar olsun..cenneti istedigini söylersin ama oraya girmek için hiç bir şey yapmazsın, EY NEFSİM! ! ! sana yazıklar olsun…cehennemdem korktugunu söylersin ama kendi özvarlıgını onun içine yavaş yavaş atmakta oldugunun farkına varmazsın, EY NEFSİM! ! ! sana yazıklar olsun…ölüleri görürsün devamlı ama bir türlü akıl edemzsin bir gün seninde ölecegini..o günün ne zaman olacagını biliyormusun? belki bugun belki şimdi…, EY NEFSİM! ! ! sana yazıklar olsun…azrail(a.s) ile karşılaştıgında bıraz daha dünyada kalıp hayırlı işler yapayımmı diyeceksin? bilmiyormusun ecelin beklemiceni seni ansızın yakalıyacagını? EY NEFSİM! ! ! sana yazıklar olsun…ölüm seni bekliyor ama sen kaçmaya çalışıyorsun…nereye kadar? azık... Devamı

Efendim

2009-05-20 01:08:02

Yokluğunda seni özledik. Sana değen rüzgarı, seni örten bu­lutu özledik. Özlemeyi, özlenilmeyi, sevmeyi, sevilmeyi, sevindirmeyi, sevindirilmeyi özledik Efendim. Aşkı, gözyaşını, müsamahayı, ah­lakı, adabı, ihsanı, irfanı, iz'anı, fe­raseti, basireti, şecaati, celadeti, adaleti, meveddeti, muhabbeti özle­dik. İzzeti, hikmeti, fıtratı, şefkati, hür­meti, devleti özledik. Senden sonra tefrika meşrebimiz, taklit mezhebimiz, cehalet mektebimiz, atalet fıtratımız, hamakat şöhretimiz, ihanet sıfatımız, küffar velinimetimiz oldu. Efendim, Sen kendini 'abduhu ve rasuluhu: O'nun kulu ve elçisi' olarak takdim etmiştin. Sana iman eden bazıları sana hürmet adı altında seni kulluktan 'kurtarıp' melekleştirerek hayattan dışladılar. Bu ifrata karşı başka bazı­ları da tefrite sapıp seni 'güzel örnek' olmaktan çıkarıp bir 'postacı', bir 'ara kablosu' seviyesinde görerek hayattan dışladılar. Bunların hepsi sana iman ediyor­du. Ama seni hayatımızdan çıkarma­nın ızdırabını çektirdiler bize. Bu işi, göğe çekerek ya da yere sokarak yapmaları sonuçta hiçbir şeyi değiş­tirmedi. Allah seni 'güzel örnek' olarak gös­terdi. Sen, Kur'an'ın konuşanı, yürü­yeni, hareket edeniydin. Tıpkı bir an­nede spermin insana, bir ağaçta su­yun meyvaya, bir arıda tozun bala, bir tavukta darının yumurtaya, bir ko­yunda samanın süte dönüşmesi gibi, ayetler sende hayata dönüşüyordu. Allah ısrarla seni örnek gösterirken, birileri ısrarla 'kitab'ı, kitapları örnek göstermekte direndiler. Öylesi işlerine geliyordu, cansız bir nesneyi ör­nek edinmekle, canlı bir insanı örnek edinmek aynı olur muydu' Efendim, Kitapsızlıktan değil, 'peygambersizlikten' kırıldık. Yokluğumuz pey­gamber yokluğu. Seni hatırlatan, se­n... Devamı

Efendim

2009-05-20 01:08:01

Yokluğunda seni özledik. Sana değen rüzgarı, seni örten bu­lutu özledik. Özlemeyi, özlenilmeyi, sevmeyi, sevilmeyi, sevindirmeyi, sevindirilmeyi özledik Efendim. Aşkı, gözyaşını, müsamahayı, ah­lakı, adabı, ihsanı, irfanı, iz'anı, fe­raseti, basireti, şecaati, celadeti, adaleti, meveddeti, muhabbeti özle­dik. İzzeti, hikmeti, fıtratı, şefkati, hür­meti, devleti özledik. Senden sonra tefrika meşrebimiz, taklit mezhebimiz, cehalet mektebimiz, atalet fıtratımız, hamakat şöhretimiz, ihanet sıfatımız, küffar velinimetimiz oldu. Efendim, Sen kendini 'abduhu ve rasuluhu: O'nun kulu ve elçisi' olarak takdim etmiştin. Sana iman eden bazıları sana hürmet adı altında seni kulluktan 'kurtarıp' melekleştirerek hayattan dışladılar. Bu ifrata karşı başka bazı­ları da tefrite sapıp seni 'güzel örnek' olmaktan çıkarıp bir 'postacı', bir 'ara kablosu' seviyesinde görerek hayattan dışladılar. Bunların hepsi sana iman ediyor­du. Ama seni hayatımızdan çıkarma­nın ızdırabını çektirdiler bize. Bu işi, göğe çekerek ya da yere sokarak yapmaları sonuçta hiçbir şeyi değiş­tirmedi. Allah seni 'güzel örnek' olarak gös­terdi. Sen, Kur'an'ın konuşanı, yürü­yeni, hareket edeniydin. Tıpkı bir an­nede spermin insana, bir ağaçta su­yun meyvaya, bir arıda tozun bala, bir tavukta darının yumurtaya, bir ko­yunda samanın süte dönüşmesi gibi, ayetler sende hayata dönüşüyordu. Allah ısrarla seni örnek gösterirken, birileri ısrarla 'kitab'ı, kitapları örnek göstermekte direndiler. Öylesi işlerine geliyordu, cansız bir nesneyi ör­nek edinmekle, canlı bir insanı örnek edinmek aynı olur muydu' Efendim, Kitapsızlıktan değil, 'peygambersizlikten' kırıldık. Yokluğumuz pey­gamber yokluğu. Seni hatırlatan, se­n... Devamı

Efendim

2009-05-20 01:08:00

Yokluğunda seni özledik. Sana değen rüzgarı, seni örten bu­lutu özledik. Özlemeyi, özlenilmeyi, sevmeyi, sevilmeyi, sevindirmeyi, sevindirilmeyi özledik Efendim. Aşkı, gözyaşını, müsamahayı, ah­lakı, adabı, ihsanı, irfanı, iz'anı, fe­raseti, basireti, şecaati, celadeti, adaleti, meveddeti, muhabbeti özle­dik. İzzeti, hikmeti, fıtratı, şefkati, hür­meti, devleti özledik. Senden sonra tefrika meşrebimiz, taklit mezhebimiz, cehalet mektebimiz, atalet fıtratımız, hamakat şöhretimiz, ihanet sıfatımız, küffar velinimetimiz oldu. Efendim, Sen kendini 'abduhu ve rasuluhu: O'nun kulu ve elçisi' olarak takdim etmiştin. Sana iman eden bazıları sana hürmet adı altında seni kulluktan 'kurtarıp' melekleştirerek hayattan dışladılar. Bu ifrata karşı başka bazı­ları da tefrite sapıp seni 'güzel örnek' olmaktan çıkarıp bir 'postacı', bir 'ara kablosu' seviyesinde görerek hayattan dışladılar. Bunların hepsi sana iman ediyor­du. Ama seni hayatımızdan çıkarma­nın ızdırabını çektirdiler bize. Bu işi, göğe çekerek ya da yere sokarak yapmaları sonuçta hiçbir şeyi değiş­tirmedi. Allah seni 'güzel örnek' olarak gös­terdi. Sen, Kur'an'ın konuşanı, yürü­yeni, hareket edeniydin. Tıpkı bir an­nede spermin insana, bir ağaçta su­yun meyvaya, bir arıda tozun bala, bir tavukta darının yumurtaya, bir ko­yunda samanın süte dönüşmesi gibi, ayetler sende hayata dönüşüyordu. Allah ısrarla seni örnek gösterirken, birileri ısrarla 'kitab'ı, kitapları örnek göstermekte direndiler. Öylesi işlerine geliyordu, cansız bir nesneyi ör­nek edinmekle, canlı bir insanı örnek edinmek aynı olur muydu' Efendim, Kitapsızlıktan değil, 'peygambersizlikten' kırıldık. Yokluğumuz pey­gamber yokluğu. Seni hatırlatan, se­n... Devamı

2009-04-09 17:09:00

Devamı